top of page
Search
  • Writer's pictureBarış Sinç

Keman ile 3 Ay



İnsanın; dinlenme, durma, içine dönme, kendine seslendiğinde bir yanıt alana kadar bekleme zamanları vardır ya, öyle bir zamanda tanıştım keman ile.


Başlıkta da olduğu gibi tanışalı kısa bir süre oldu henüz, üç aydır yolculuk halindeyiz.


Tabii ki, keman çalıyorum diyemem ama keman ile bu yolculuğu anlatmak benzer yolculuklara ışık tutabilir diye hissettim.


Hangi enstrüman daha kolay öğrenilir, bana hangisi uygun, hatta acaba ben bir enstrümanla ilgilenmeye uygun muyum gibi araştırmaları yaptım bir süre. İpe sapa gelmez bir çok google aramasından sonra yoruldum, zaten yorgundum, biraz da bu yüzdendi. Youtube videolarına baktım, yerli ve global bir çok sanatçının, eğitmenin videolarını izledim, gerçekten kendi uzmanlığımı böyle anlatır mıyım dediğim profesyonel müzisyenlere denk geldim.


Aklımda kısa bir süre bir eğitmen ile çalışıp başlangıç sürecini hızlandırmak ve hatta olurunu, olmazını daha hızlı görebilmek vardı. İlk dersten sonra kendime keman aldım ki bu hiç te analitik bir karar değildi, kararımı sorgulamamak için hızlı davrandım. Dört hafta ve dört ders süren süreç sonunda aslında eğitmenimin bana tavsiyesi keman çalmamam yönündeydi :)


Bu beni hayatım boyunca yapamazsın denilen her şey gibi çok fena gaza getirdi. Durduk yere kemanla daha fazla ilgilenmem gerektiğini hissetmeye başladım, süpersin çok iyi gidiyor vb deseydi, yorumun içerisinde bir samimiyetsizlik yakalamaya çalışabilir ama bir taraftan da bu kadar yapışmazdım gibi geliyor.


Keman, yay, duruş, nota, ses gibi aynı anda uyumlu olması gereken çoklu bir sahneyi oynamaya çalışıyordum. Gerçekten yapamayacak mıyım accaba gibi düşünceleri bir tarafa bıraktım.


Batı müziği notasyonuna göre yukarıdan aşağıya; sol, re, la ve mi olarak gelen dört tel ile hemhal olmaya başladım. Suzuki keman metodu kitaplarının pdf'lerini indirdim, birinci kitabı eğitmen ile derslerde kullanıyorduk zaten, o bitmemişti. Birinci kitaptan itibaren çalışmaya başladım.


Cantabile School of Music'in; [Suzuki Violin Book 1] All Songs (with Piano Accompaniment) videosunu izlemeye başladım. Her bir parçada önce bu video içerisinde ilgili parçayı oynatıp, sonra basılı kitaptaki ilgili parçayı önüme alıp kemanım ile aynı şekilde çalana kadar kendimi yormaya başladım.


Derslerde de sıklıkla karşılaştığım sorunlar; sol elin kemanın üstünden aşağı doğru kayması, dolayısıyla perdesiz olan keman üstünde parmakların doğru notalara basmaktan uzaklaşması, yayın titremesi, sol el bileğimin kemana doğru meyil etmesi gibi noktalardı. Bunlara kendi birebir çalışmalarımda dikkat etmeye başladım ve farkettim ki bu sorunlar biraz görmezden gelince tekrarlayabiliyor.


Bu arada keman üzerinde notaları bulabilmek için üretilmiş sticker'lara baktığımda ilk zamanlar bunu gereksiz bulup almamıştım. Trendyol'da tekrar bakınmaya başladım, birini sipariş ettim, geldi kemana yapıştırdım, boşuna inat etmişim, arada bakıyorum hep değil ama gerçekten işe yaradı, bakmadığım durumda dahi elim yerine alıştı gibi.


Keman yayının besini reçine, ben de her çalışma öncesi yaya reçine sürüyorum, bunu yaparken reçine kutusunu sabit tutup üzerinde yayı hareket ettirirken yay tutuşumun biraz daha iyileştiğini gözlemledim.


İkinci ayda kemanımın tellerinden enteresan metalik sesler gelmeye başladı, google'ladım, yeni tel seti almam gerektiğine karar verdim, sipariş ettim. Youtube'da tel değiştirme videoları izledim, gelen tel setimi kendim değiştirdim, ilk telde zorlandım biraz ama sonrası çok kolay oldu.


Akort için önce PanoTuner uygulamasını kullandım, sonra tellerin frekans aralıklarını öğrenip en iyi sese ulaşabilmek için Tuner T1 uygulaması ile akort yapmaya başladım.


Suzuki keman metodu 1. kitabın içerisinde ara ara dönüp tekrar tekrar çalmaktan çok hoşlandığım parçalarla tanıştım. Hiç acele etmeden 4-5 hafta boyunca birinci kitaba kendi çalışmalarımla devam ettim.


İkinci kitaba geçeli 2,5 hafta oluyor, 2 parça üzerinde çalışıyorum, bir zaman hedefim yok, bu haliyle süreç beni mutlu ediyor.


Sürecin ve aslında bu yazının da en başında: "İnsanın; dinlenme, durma, içine dönme, kendine seslendiğinde bir yanıt alana kadar bekleme zamanları vardır" demiştim ya, ona iyi geliyor bunu söyleyebilirim.


Öyle bir zamandaysanız bir enstrüman edinin, dertleşirken iyileşirsiniz.


10 views

Recent Posts

See All

Komentarai


bottom of page